|
06.10.07 tarihli gazetelerden alıntıdır.
Bayan eşini aldatır erkek eşinin bilgisayarda yazdıkları ile kameralı sohbet görüntülerini kaydeder. boşanma davasında kullanır. sonrası gazetelerden şöyle aksediyor..
Balkon yasağına boşanma cezası Yargıtay, eşine balkona çıkma yasağı uygulayan kıskanç kocanın eylemini boşanma nedeni kabul etti. Yerel mahkemenin karşı yöndeki kararını bozdu ve boşanmaya karar verdi. Yargıtay daha önce verdiği bir ... Yargıtay, eşine balkona çıkma yasağı uygulayan kıskanç kocanın eylemini boşanma nedeni kabul etti. Yerel mahkemenin karşı yöndeki kararını bozdu ve boşanmaya karar verdi. Yargıtay daha önce verdiği bir kararda da, eşinin tek başına sokağa çıkmasına izin vermeyen kıskanç kocanın eylemini, boşanma nedeni kabul etmişti. Baskı yıldırdı Yüksek Mahkeme`nin kıskançlıkla ilgili yeni kararına konu olay İstanbul`da yaşandı. Görücü usulüyle evlenen K.M. adlı erkek, aşırı kıskançlık nedeniyle eşi M. T.`ye karşı baskı uygulamaya başladı. Bir süre sonra eşinin balkona çıkmasını da yasaklayan erkek, balkona çıkmakta direnen eşine hakaretlerde de bulundu. Genç kadın sonunda mahkemeye başvurarak boşanma talebinde bulundu. Yerel mahkeme, `müşterek hayatın temelden sarsılmadığı` gerekçesiyle boşanma talebini reddetti. Kadının itirazı üzerine dosya Yargıtay`a geldi. Yargıtay 2`nci Hukuk Dairesi ise balkona çıkma yasağı uygulayan kocanın eylemini, `davacı kadının yaşamını baskı altına alacak nedensiz kıskançlık` olarak değerlendirdi ve boşanmaya karar verdi.Nedensiz kıskançlık Yargıtay`ın benzer davalara emsal teşkil edecek olan kararı özetle şöyle: `...Davalı kocanın devamlı içki içtiği, davacıya (karısına) karşı nedensiz kıskançlık gösterip balkona dahi çıkmasını engelleyerek, yaşamını baskı altında tuttuğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, taraflar arasında müşterek hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcuttur. Gelinen noktadan sonra, eşleri birlikte yaşamaya zorlamak kanunen mümkün görünmemektedir. Yetersiz gerekçeyle davanın reddi doğru bulunmamış ve bozmayı gerektirmiştir...` 2005-09-21 Akşam
Kaynana zulmü boşanma nedeni KÖTÜ SÖZ VE DAYAK Yargıtay`ın kararına konu olay Antalya`da yaşandı. Evlendikten sonra kaynanasının oturduğu apartmanın farklı dairesine taşınan A.S. adlı kadın, bir süre sonra kaynanasının baskısıyla karşılaştı. Kaynanası tarafından ağır bir dille eleştirilen ve üçüncü şahısların yanında aşağılanan genç kadın, bu duruma müdahale etmesi için kocasından yardım istedi. R.S. adlı koca ise annesine karşı gelemeyeceğini söyledi. Kaynanasına bir süre daha katlanan genç kadın, dayak yemeye başlayıp, kocasının da olaya seyirci kalması üzerine, evi terketti. Annesinin yanına yerleşen A.S., boşanma davası açtı. MAHKEME REDDETTİ Davayı bakan yerel mahkeme, Medeni Kanun`da öngörülen koşullarının oluşmadığı gerekçesi boşanma talebini reddetti. Karara itiraz eden genç kadın, Yargıtay`a başvurarak temyiz talebinde bulundu. Davayı inceleyen Yargıtay 2`nci Hukuk Dairesi, kaynanası tarafından aşağılanan ve tartaklanan kadının, yardım talebine duyarsız kalan kocayı tam kusurlu bularak yerel mahkemenin kararını bozdu. Boşanma yönünde görüş bildiren Yargıtay`ın kararı özetle şöyle:`...Kayınvalidesi tarafından üçüncü şahısların yanında sürekli aşağılanan ve zaman zaman tartaklanan davacı kadın, kocasından bu duruma müdahale etmesini istemiş ancak sonuç alamamıştır. Kayınvalidenin davacı kadına yönelik saldırları, davalı kocanın bulunduğu ortamlarda da devam etmiştir. Karısına yönelik saldırılara duyarsız kalan ve bu konuda annesine müdahale etmeyen kocanın tutumu evlilik birliğini temelden sarsacak davranıştır. Yaşanan olaylar müşterek hayatın devamına imkan vermeyecek niteliktedir...` 2005-01-03 Akşam
Yargıtay`ın örnek kararları Evlilik birliğinde erkek egemen anlayışa son veren yeni Medeni Kanun`un 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe girmesiyle yeni kanunu yorumlayan Yargıtay`ın örnek kararlarından bazıları şöyle: Tembel kocaya boşanma cezası: Çalışmayan, ortaya çıkan iş olanaklarını değerlendirmeyen, ev işlerine destek olmayan kocanın tutumu, boşanma nedenidir. Sadakatsiz eşe çifte ceza: Aldatan eş, boşanma nedenidir. Aldatan, aldatılan eşe maddi ve manevi tazminat ödemelidir. Eşe hakaret boşanma nedeni: Davalı kocanın eşine, `geri zekalı, aptal kadın. Seni süründüreceğim` demesi ve fiziki saldırıda bulunması boşanma nedenidir. Kaynanaya hakaret: Eşlerden birinin diğer eşin ailesine yönelik hakaret içeren sözler sarfetmesi, evlilik birliğinin devamına imkan vermeyecek davranıştır. Kürtaj zorlamasına fren: Kocasının baskısıyla bebeğini aldırmak zorunda kalan kadının maruz kaldığı eylem, boşanma nedenidir. Hastalıkta vefasızlık boşanma nedeni: Hasta kocasının bakımını ihmal eden kadının tutumu, evlilik birliğini temelden sarsacak davranıştır... Gece hayatı alışkanlığı: Karısının uyarısına rağmen gece hayatından vazgeçmeyen kocanın tutumu boşanma nedenidir. Üvey çocuğa kötü muamele: Üvey çocuğunun evden gitmesini isteyen kocanın bu davranışı boşanma nedenidir. Bekaret tartışması: Bakire olduğu doktor raporuyla saptanan kadına yönelik asılsız ve haksız suçlamada kadın, boşanma davası ve manevi tazminat davası açmakta haklıdır. 2005-01-03 Akşam
|
|
Hakimi ikna edemeyen çift boşanamıyor Sakarya`da 4 yıldır boşanmak isteyen çift, ``eşlerin beraber yaşayamayacak kadar kusurlu olduklarının ispatlanamadığı`` gerekçesiyle boşanamadı. Boşanma davası sürerken birbirlerini darbettikleri için 3`er bin YTL cezaya çarptırılan ve 12 kez karakolluk olan çift, ayrı yaşamalarına rağmen 3 yıl boyunca boşanma davası açamayacak. Edinilen bilgiye göre, Mürvet Durak (35), şiddetli geçimsizlik nedeniyle, 7 yıllık evli olduğu eşine 2005 yılında boşanma davası açtı. Daha sonra, eşiyle şiddetli geçimsizlik nedenlerinin giderilmesine yönelik sözleşme imzalayınca boşanma davası düştü. Ardından eşi tarafından boşanma davası açıldı. Boşanma sürecinde çift arasında çeşitli kavgalar yaşandı. Birbirlerinden şikayetçi olan taraflar Sakarya 1. Sulh Ceza Mahkemesince birbirlerini darbettikleri gerekçesiyle 3`er bin YTL para cezasına çarptırıldı. Boşanma sürecinde 12 kez eşiyle karakolluk olduklarını ifade eden Mürvet Durak, yaptığı açıklamada, ilk davanın düşmesinin ardından 2 hafta sonra eşinin tekrar boşanma davası açtığını belirtti. Oturduğu ve eşinin üzerine olan eve satılamaz şerhi koydurmak ve boşanmak için kendisinin de dava açtığını ifade eden Durak, ``Boşanma davamız sürerken eşimden bana şiddet uyguladığı için 2006 yılında şikayetçi oldum. Olayın yaşandığı gün darbedildiğime dair rapor aldım, eşim de 3 gün sonra özel bir hastaneden darbedildiğine dair rapor almış. Birbirimiz hakkında suç duyurusunda bulunduk`` diye konuştu. -``BİRBİRİMİZİ DARBETTİĞİMİZ İÇİN CEZA ALDIK``- Boşanma davasının 1. Aile Mahkemesinde, darp davasının 1. Sulh Ceza Mahkemesinde görüldüğünü belirten Durak, şunları kaydetti: ``Avukatım bana `Şikayetini geri al, boşanma davasının uzamasına neden olur` dedi. Eşimin avukatı da ona öyle demiş. Şikayetlerimizi geri almamıza rağmen dava düşmedi. Eşim de ben de birbirimizi darbettiğimiz için 3 bin YTL cezaya çarptırıldık. Aslında 150 gün hapis cezası aldık ama para cezasına çevrildi. AB`ye uyum yasaları çerçevesinde artık eşlerin birbirini darbetmelerinde uzlaşma yokmuş. Ya kendini aklayacaksın ya da ceza alacaksın. Bir yabancıyla uzlaşabiliyorsunuz ama eşler uzlaşsa da kabul edilmiyormuş. Kararı temyize gönderdik.`` Eşinin bir gün zorla eve girmek istediği sırada polise haber verdiğini bildiren Durak, ``Karakolda eşim boynunda tırnak izi olduğunu söyleyerek benden şikayetçi oldu. Halbuki hiç karşı karşıya gelmedik. Polisleri görünce dışarı çıktım. Şahitlerim olmasına ve eşimin bunu polis otomobilinde yaptığını söylememe rağmen, eşimin boynunda tırnak izi olduğu gerekçesiyle bana 3 bin 600 YTL ceza verdiler. Bunu da temyize gönderdim. Bunları yaşadığıma inanamıyorum`` diye konuştu. Sakarya 1. Aile Mahkemesindeki boşanma davasının sonuçlandığını kaydeden Durak, şunları söyledi: ``Hakim bizi `eşlerin birbirleri arasında beraber yaşanamayacak kadar kusurlu oldukları ispatlanamadığı gerekçesiyle` boşamadı. İkimiz de boşanmak isteğimiz halde hakim bunu uygun görmedi. Bu karar karşısında çok şaşırdık. Temyize gönderdik ve Ankara`da ifade verdim ama Yargıtay da bu kararı onadı. `Yerel mahkemenin aldığı karar doğrudur` denildi. Birkaç hafta önce temyizden gerekçeli karar da geldi. Dava sürerken yaşanan olaylar dikkate alınmadı. Mahkeme sürecinde 12 kez karakolluk olduğumuzu ve birbirimizi istemediğimizi söyledim. Dava sürerken yaşadığımız olaylar bile boşanma nedenidir. 12 kez karakolluk olduk ama `bir arada yaşayabilirsiniz` diyorlar.`` -``AYRILIK DAVASI AÇTIM``- Tekrar boşanma davası açamadıklarını söyleyen Durak, şunları kaydetti: ``Kararın üzerinden 3 yıl geçtikten sonra boşanma davası açabiliyorum. Bu kadar şey yaşayacağımız aklımıza gelmezdi. Eşimle yıllardır ayrı yaşıyoruz. Tekrar bir araya gelmemiz mümkün değil.Oturduğum ev eşimin üzerinde. Boşanamadığımız için nafaka da alamıyorum. 9 yaşında bir kızım var. Eşim isterse artık bu evi de satabilir. Yeni bir düzen kurma şansımız da yok. Şimdi ayrılık davası açtım. Ayrı yaşadığımızın tescillenmesi için. Ayrılık davasıyla eşimin eve girmesinin yasaklanmasını ve nafaka bağlanmasını istedim. Eşimle tekrar tartışıp karakolluk olursak, ona bir zararım olursa bu sefer cezaevine gireceğim. Daha önce eşimi darbettiğim iddiasıyla verdikleri hapis cezaları uygulamaya konulacak. Bu durumdayız ama boşanamıyoruz. 3 yıl daha kağıt üzerinde evli kalacağız.`` 1. Asliye Mahkemesi, ``eşlerin birbirleri arasında beraber yaşanamayacak kadar kusurlu oldukları ispatlanamadığı`` gerekçesiyle Durak çiftinin boşanma davasını reddetti. Temyize gönderilen karar, Yargıtay tarafından aynı gerekçeyle onandı. 2008-12-19 Star |